İçeriğe geç

Hangi peygamber dilenci kılığına girer ?

Hz. Hızır Çocuk Kılığına Girebilir mi? – İzmir’den Mizahi Bir Bakış

Geçen gün Konak’ta simit yerken içimden bir ses fısıldadı: “Ya, Hz. Hızır çocuk kılığına girebilir mi acaba?” Normal bir soru değil, farkındayım. Ama benim kafa, bazen arkadaşlarla kahve içerken bile “ya ne olurdu” diye uçuyor. İzmir’de yaşayan, 25 yaşında, arkadaş ortamında sürekli espri yapan ama içten içe her şeyi fazla düşünen bir genç olarak, bu soruya cevap aramak hem eğlenceli hem de kafa yoran bir süreç oldu.

Çocukken Hızır Hayalleri

Çocukluğumdan hatırlıyorum, bazen dedem bana Hızır’ı anlatırdı: gizemli, yardımsever, bazen kılık değiştiren biri… Ben de doğal olarak her çocuk gibi düşündüm: “Peki ya Hızır çocuk kılığına girerse ne olur?” Çoğu zaman bunu hayal ederken kendi kendime gülüyordum.

Mesela bir gün okul çıkışı arkadaşımla tartışıyorduk:

– “Sen bana bak, Hızır çocuk kılığına girerse sınıfa gelir mi sence?”

– “Gelirse matematik sınavını geçirmeye çalışır, belki de öğretmen yerine soruları yanıtlar.”

İçimden dedim ki: “Oha, işte benim hayat felsefem: mizah ve mantık aynı anda.”

Çocukken hayal gücüme göre, Hızır bir parkta ortaya çıkabilir, top oynayan çocukların arasına karışabilir ve kimse fark etmeden minik mucizeler yaratabilirdi. Ama şimdi, 25 yaşında İzmir sokaklarında yürürken bu fikri biraz daha gerçekçi ve mizahi bir açıdan değerlendirmek istiyorum.

Sokak Gözlemleri ve Günlük Mizah

Geçen hafta Alsancak’ta yürürken aklıma geldi: “Hz. Hızır çocuk kılığına girebilir mi?” Çünkü tam o anda önümde bir grup çocuk vardı, hepsi telefonlarına bakıyor, selfie çekiyor, kaykayla uçuyor… Bir çocuk yerde düşüp ağlamaya başladı. İçimden dedim: “İşte Hızır burada olsa ne yapardı?”

Hemen aklıma kısa bir iç diyalog geldi:

“Hmm, acaba çocuğun topunu mı kurtarır, yoksa düşüp ağlayan çocukla sohbet mi eder?”

Cevap veremedim, çünkü ikisi de mantıklı. Ve o an fark ettim ki, mizah ve gerçeklik çoğu zaman yan yana yürür. Hızır çocuk kılığına girse, belki kimse fark etmez, ama küçük mucizeler yaratır; mesela düşen topu yerine koyar veya çocuğun elini tutar, herkes farkında olmadan bir “kahkaha ve ders” karışımı yaşanır.

İzmir’in Renkli İnsanları ve Hızır

İzmir insanı genel olarak rahat ve espirili. Geçen gün kafede otururken yan masada bir çocuk kendi kendine şarkı söylüyordu. Yanına yaklaşıp da “Hadi bakalım, Hz. Hızır çocuk kılığına girdi mi?” diye sorasım geldi ama sustum. Çünkü belki de orada, o çocuğun oyununda bir mucize saklıydı.

Arkadaşlarım genelde bu konulara takıldığımda gülüyor:

– “Abi yine Hızır mı?”

– “Evet, bu sefer çocuk kılığında.”

İç sesim: “Tamam, ciddiyetini kaybettin ama işin mizah tarafı güçlü.”

Sokakta yürürken gözlemlediğim bir başka sahne de şöyleydi: Bir çocuk yaşlı bir kadına düşürdüğü ekmeği veriyor, bir başka çocuk yaşlı bir amcaya kolunu uzatıyor. İçimden dedim: “Hz. Hızır bu anlarda minik kılık değiştirmeler yapıyor olabilir mi?” Belki de öyledir. Gerçekten de günlük hayat, küçük mucizelerle dolu ve biz farkında bile değiliz.

Hızır ve Modern Çocuklar

Çocuklar günümüz İzmir’inde biraz “cool” ve teknolojik. Ama bir Hızır çocuk kılığına girse, belki bir iPad yerine minik jestlerle fark yaratırdı. Mesela kaybolan bir topu geri getirir, düşen bir dondurmayı kurtarır ya da bir grup çocuğun kavgasını uzaktan durdururdu.

Kendi kendime de dalga geçiyorum:

“Tamam, sen 25 yaşındasın, esprili ol ama fazla da düşünme, yoksa kafanda Hızır’la birlikte matematik sınavı çözüyorsun.”

Ama işin ilginci, düşününce mantıklı da geliyor. Çünkü Hızır, efsanelerde kılık değiştirir ve insanların hayatına dokunur. Çocuk kılığına girmesi de bir tür kılık değiştirme, sadece modern hayatın minik, komik ve masum sahneleriyle uyumlu.

Hızır Çocuk Kılığına Girerse Ne Olur?

1. Parklarda Kaos ve Kahkaha: Kaykay yapan çocuklar Hızır’ı fark etmez ama topun yerini değiştirdiğini görürler ve hafif bir şaşkınlık yaşarlar.

2. Sokak Mizahı: Birisi yere düşer, Hızır minik bir müdahaleyle olayı düzeltir, kimse fark etmez ama herkes gülümser.

3. Küçük Dersler: Hızır çocuk kılığına girerse, modern hayatın hızına inat, küçük anlarda ders verir: paylaşmayı, yardımlaşmayı, sabrı gösterir.

Ben bu noktada arkadaşlarıma anlatırken gülüyorum:

– “İşte bakın, Hızır çocuk kılığına girse, İzmir’de günümüz böyle geçer.”

İç sesim: “Abi tamam da sen bu kadar çok detaya girince insanlar seni ciddiye almaz, ama olsun, hayal gücü sınırsız.”

Gündelik Hayattan Kısa Mizahi Anılar

Geçen gün kafede kahve içerken bir çocuk bardaktaki sütü devirdi. Ben hemen “İşte Hızır burada olsaydı, sütü devrilmeden önlerdi” dedim. Arkadaşım gülerek: “Sen hâlâ çocuk musun yoksa Hızır mı?”

Tramvayda yaşlı bir teyze yere düşen poşetini toplarken bir çocuk yardım etti. İçimden “Hızır kılık değiştirmiş olabilir mi?” dedim.

İşte bu küçük sahneler, günlük hayatta Hızır’ın çocuk kılığına girse neler yapabileceğini gösteriyor. Hem eğlenceli hem düşündürücü.

Hz. Hızır Çocuk Kılığına Girebilir mi? – Son Sözler

Bence cevap açık: Evet, Hızır çocuk kılığına girebilir. Ama önemli olan sadece fiziksel kılık değil; küçük mucizeler yaratmak, fark ettirmeden insanlara dokunmak. İzmir’de yaşayan bir genç olarak, arkadaş ortamımda sürekli espri yaparım ama içten içe hep düşünürüm. İşte bu ikili hâl, Hızır’ın çocuk kılığına girmesi fikrinde hayat buluyor: hem mizahi hem derin.

Belki bir gün Konak’ta simit yerken ya da Alsancak’ta kaykay sahnesini izlerken, bir çocuğun gözlerinde küçük bir mucize göreceğiz. Ve o an fark edeceğiz ki, Hz. Hızır çocuk kılığına girmiş olabilir… sadece biz fark etmedik.

Hayatın mizahi yanını ve küçük mucizelerini görmek, bence Hızır’ın modern kılık değiştirmesiyle neredeyse aynı: gülmek, düşünmek ve bazen de kendi kendimize dalga geçmek. İzmir sokakları bunun için birebir sahne.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir