İçeriğe geç

Faraza nasıl yazılır ?

Faraza Nasıl Yazılır?

Dil, her zaman tartışmalı bir konu olmuştur. Kimi kelimeler, doğru yazıldığını düşündüğümüz şekilde karşımıza çıkar; kimi zaman ise, dilin kurallarını yok sayarak yazılanlar da “doğru” kabul edilir. İşte bu noktada, faraza kelimesi gibi kararsız, biraz da karmaşık ifadeler devreye girer. Hadi gelin, “faraza”nın yazımı üzerine biraz kafa yoralım. Benim de üzerinde düşündüğüm gibi, yazım hataları değil, dilin esnekliği ve bu esnekliğin verdiği rahatsızlık da gündeme gelir.

Faraza: Türkçede Bir Tutarsızlık

Türkçede, kelimelerin yazımı konusunda netlik büyük bir tartışma yaratır. Birçok kelime gibi, faraza kelimesi de yazım açısından sıkça karıştırılan bir terim. Türk Dil Kurumu (TDK) “faraza”nın “faraza” şeklinde yazılmasını doğru kabul ediyor, ancak buna karşı olanlar da mevcut. “Faraza” kelimesinin, her ne kadar bir kelime bile olmasa, yanlış kabul edilmesi beni hep düşündürmüştür. Kimi insanlar “farz-ı muhal” ya da “farz edelim ki” gibi Türkçede kullanılan daha eski formlarını savunsa da, bu kelimenin dildeki yeri zaman içinde değişti.

Yani, dilin “gelişen” yapısı söz konusu olduğunda, “faraza”nın eskiye dayanan hâlini savunanlar, dili bir anlamda sabitleme arayışına giriyor. Diğer taraftan, “faraza”nın yaygınlık kazandığı ve Türkçenin dinamik yapısına uyduğu da tartışılabilir.

Faraza’yı Doğru Yazma Mesele mi?

Bu yazıyı yazarken, her zaman bu tür yazım hatalarını daha ciddi bir mesele haline getirmek istemedim. Örneğin, bir arkadaşımın “faraza”yı “faraza” diye yazıp durduğunu düşündüm. Gerçekten de bir kelimenin yazılışı üzerine konuşmak, yazıyı tam anlamıyla çözümlemek ve bunu “doğru” yazmak üzerine serzenişte bulunmak aslında ne kadar anlamlı? Faraza, modernleşmenin getirdiği dil değişimlerine karşı bir direniş gibi de görülebilir. Belki de dilin kendi evrimine kayıtsız kalanlar, bir şekilde dilin sadece klasik biçimlerini benimsiyor. Eğer bunu savunuyorsanız, demek ki dilin evrimini değil, statüsünü tercih ediyorsunuz.

Bu yüzden “faraza nasıl yazılır?” sorusuna gelince, asıl mesele yazım hatasından ziyade, Türkçenin evrimini anlamakta olmalı. Eğer dilin kendisini bir robot gibi sıkı bir kurala bağlı olarak yönlendirmeye çalışırsak, sonuçta ortaya çıkaracağımız dil sadece kurallara uyan ama ruhunu kaybetmiş bir dil olacaktır.

Faraza’nın Zayıf Yönleri

Şimdi gelelim “faraza” kelimesinin zayıf yanlarına. Eğer tamamen Türkçe kelimelerle ifade etmek istiyorsanız, belki de “farz-ı muhal” gibi daha geleneksel seçenekleri kullanmak gerekecek. “Faraza” kelimesi, bir anlamda eski Türkçeye ne kadar yakınsa da, kelimenin halk arasında anlaşılırlığı da artmış oluyor. Yani, yazımda gelenekselin gerisinde kalmamak adına kullanılan bu tür kelimeler zamanla bir nevi yozlaşıyor.

Bir de şu gerçek var ki, “faraza”nın doğru yazımı TDK’nin sunduğu yazım kurallarına bağlı olsa da, halk arasında yaygın olarak “faraza” şeklinde kullanılmaya devam ediyor. Zamanla bu yanlış yazım, dilde yerleşen doğru yazım haline geliyor. İşte tam burada “buna nasıl yaklaşmalı?” sorusu devreye giriyor. TDK’ye mi, halkın diline mi güveneceğiz? Burada aslında cevabın ne kadar karmaşık olduğuna dikkat çekmek gerek.

Faraza’nın Güçlü Yönleri

Faraza kelimesinin, doğru yazıldığında ortaya çıkan güçlü yanları var. İlk olarak, bu kelime bazen tüyleri diken diken eden bir esneklik barındırır. Çünkü “faraza” dedikçe, karşınıza sürekli farklı tepkiler çıkar. Söz gelimi, bir tartışmada öne sürdüğünüz bir görüşü, sanki diğer tarafı ikna etmeye çalışıyormuşsunuz gibi ifade edebilmeniz mümkündür.

Mesela bir arkadaşınıza: “Faraza, bu plan tutsaydı…” dediğinizde, karşınızdakine bir tür sorumluluk yüklemiş oluyorsunuz. Bu kelime, gerçeklikle hayali birbirine bağlayan bir köprü kurar. Ama işte bu da dilin güzelliği, değil mi? Türkçe’de sıkça kullanılan diğer kelimelerle birleştiğinde, “faraza”nın etkisi oldukça güçlüdür.

Bir de yazımını doğru yaparak kullanmanın verdiği tatmin duygusuna hiç değinmedik! TDK’ye uyan doğru bir kelime kullanmak, yazının akışını çok daha sağlam hale getiriyor. Faraza yazımı doğru yapıldığında, cümleye oturan, duyguyu tam veren bir özellik taşır. Bu kadar dikkat edilmesi gereken bir kelimenin de başka yönleri vardır, elbette. Ancak “faraza”nın dildeki etkisini göz ardı etmemek gerekir.

Tartışmayı Kapatmak Yerine…

Faraza, insanın dil ile kurduğu ilişkiye dair çok şey anlatır. Belki de bir kelimenin doğru yazımı, bir yönüyle kendi içsel dünyamıza da ayna tutar. Çünkü dil sadece bir iletişim aracı değil, aynı zamanda bir kimliktir. Şimdi soruyorum: Dilin doğru kullanılmasını savunmak mı, yoksa dilin evrimini gözlemlemek mi daha önemli? Hangisi daha doğal, hangisi daha doğru? Yoksa tüm bu tartışmalara hiç gerek var mı?

8 Yorum

  1. Taylan Taylan

    İlk paragraf açılışı iyi, sadece birkaç ifade hafif kopuk kalmış. Bir adım geri çekilip bakınca şunu görüyorum: “Faraza” kelimesinin doğru yazılışı, TDK’ya göre de faraza şeklindedir.

    • admin admin

      Taylan!

      Teşekkür ederim, katkınız yazının doğal akışını destekledi.

  2. Özüm Özüm

    başlangıcı hoş, sadece bazı cümleler biraz genel durmuş. Son olarak ben şu ayrıntıyı önemli buluyorum: “Faraza” kelimesinin doğru yazılışı, TDK’ya göre de faraza şeklindedir.

    • admin admin

      Özüm!

      Katkınız yazının daha anlamlı hale gelmesine yardımcı oldu.

  3. Harun Harun

    Giriş kısmında güzel cümleler var, fakat bazı noktalar eksik hissettirdi. Kısa bir yorum daha eklemek isterim: “Faraza” kelimesinin doğru yazılışı, TDK’ya göre de faraza şeklindedir.

    • admin admin

      Harun!

      Teşekkür ederim, fikirleriniz yazının akışını iyileştirdi.

  4. Alperen Alperen

    Metin ilk bölümde anlaşılır, sadece daha güçlü bir ton beklenirdi. Benim bakış açım biraz daha şöyle ilerliyor: “Faraza” kelimesinin doğru yazılışı, TDK’ya göre de faraza şeklindedir.

    • admin admin

      Alperen! Saygıdeğer katkınız, yazının bilimsel niteliğini artırdı ve akademik değerini yükseltti.

Taylan için bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir